Yazı Detayı
09 Temmuz 2020 - Perşembe 08:52
 
İSTANBUL DEPREMİ VE KANALIMIZ
BEDRİ UÇAR
 
 

Bir horoz şekeri verdiler elimize aylardır yalıyoruz. Horoz şekerinin adı ‘‘ Kanal İstanbul’’ maşallah her taraf uzman doldu. Anlayan da konuşuyor anlamayan da. Zaten bazı TV kanalları baş uzman. Bir bakıyorsunuz karşımızda kadrolu yorumcular. Aman Allah’ım depremden tutun, dış politikaya kadar, Suriye, Libya her konuda iddialı görüş beyan ediyor. Bu kadar çok yönlü yorumcular dünyada az bulunur. TV kanalları hiç düşünmüyorlar ki televizyonlarını açanlar ‘‘ yine mi bunlar? Usandık’’ deyip başka kanala geçiyorlar. Bir bakıyor orada da kendi çalıp kendi oynayanlar. Biz Bize Programı yani karşıt görüş yok. Derler ya ‘‘ Bizim oğlan kitap okur, döner döner onu okur’’ hesabı. Sanki Türkiye’de konu ile ilgili başka bilim insanları yok. Yorumcular siyasi görüşlerine istinaden bir takım hesap kitaplara göre seçiliyor. Hele bir de sivri laf eden bağıran, çağıran varsa al sana reyting. Böylece Kanal İstanbul’un getirisini götürüsünü bilimsel analizlere göre değil de siyasi analiz ve beklentilere göre öğreniyoruz!

********

 Kanal İstanbul hakkında bilimsel olmayan fikirleri bir kenara bırakalım deprem felaketini konuşalım. Genellikle tanınmış uzmanlar! Halkın anlayayabileceği türde açıklamalar yapmıyorlar. Bir takım yabancı sözcükler kullanarak ‘‘ Bak yorumcu da ne kadar kültürlü!’’ demek istiyorlar. Tabii burada belirttiklerimizin tam tersi az da olsa  bazı yorumcularımızı tenzih ederim. Özellikle gençlerin 99’u kendilerini hiç mi hiç izlemiyorlar. Gençleri ilgilendiren, onların da yukarıdaki konularda görüşlerine başvurulduğuna hiç şahit oldunuz mu? Halbu ki seçim meydanlarında ‘‘ Ülkeyi kurtaracak gençlerdir, geleceğimiz gençliktir. Atatürk geleceğimizi gençliğe emanet etmiştir’’ gibi hamaset dolu nutuklar meydanlarda kalıyor. Duymamış olabilirim ancak Kanal İstanbul’u bir tarafa bırakıp ‘‘ Deprem mi Kanal İstanbul mu? ’’ diyen  İBB’den başka bir kurum ismi   kimseden duymadım. 

*************

Laf lafı açıyor sözlerimiz uzuyor. Şimdi sadete gelelim;

  Deprem hazırlıkları ne durumda olduğunuz bilmiyoruz. Neyse ki İBB tüm ilçelerin deprem ile ilgili profilini çıkarmış, kitapçık haline getirmiş. Temenni ederim ki ilgililer, ilgisizler okurlar.

   ********

    Cumhuriyet’ten  İpek Özbey konu ile ilgili Prof.Dr Naci Görür ile bir söyleşi gerçekleştirmiş. Görür son depremleri bilen önemli bir bilim insanımız. Kendisine çok teşekkür edilmeli ve ciddiye alınmalı, öngörüleri doğrultusunda İstanbul Depremi ile ilgi tedbirler hızlandırılmalıdır. İpek Özbey kendisine ‘‘ Depremden sonra arayan soran bir devlet adamı oldu mu?’’ diye sormuş. Yanıt beklediğimiz gibi hayır

     Öz ve çok anlaşılır verileri şöyle sıralamış değerli hocamız;

İstanbul’da bir milyon 600 bin bina var. Beklenen depremde can kaybı oranı 1 olsun.  Bu binaların 99’unda kimsenin burnu kanamasın. Yıkılan bina sayısı 16 bin oluyor. Her binayı 4 katlı kabul edelim 64 bin kat oluyor. Her katta da 2 daire olsa 128 bin daire eder.Her dairede de 4 kişi olduğunu varsayalım can kaybımızın sayısı 400 binin üzerinde oluyor. Yukarıdaki 1 lik oranı 0.25’e indirelim. Can kaybı sayısı Allah korusun 100 bin eder. Bu kaçınılmazdır. En azın en azıdır.

  Burada insanı üzen Ekrem İmamoğlu’undan önce belediye bir rapor yayımlamış. O raporda İstanbul Depremi’nde sadece 14 bin can kaybı olacağı söyleniyor.

*******

Evet sevgili dostlar değerli bilim insanımız anlaşılabilir ve çarpıcı bu rakamları karşısında gülünç sayılabilecek can kayıpları ve pembe tablolar gösterilse de bu rakamları gösterenler adına durum son derece vahim. Gülelim mi ağlayalım mı bilemiyorum.

******

Bu ciddi İstanbul Depremi karşısında biz şimdi kalkmışız bir de Ayasofya tartışması açmışız. Kanımca Danıştay Ayasofya’nın ibadete açılmasını reddedecek ve sonuçta ‘‘ Biz Ayasofya’yı ibadethane yapacaktık ama hukuk öyle demedi’’ diyecekler. Her hukukun sonucuna uyduğumuz gibi! Buna da uyacağız.

     *********

Büyük İstanbul Depremi’nde Ayasofya’nın durumu ne olacak diye soran yok. Nasıl bir hasar olacak? Olmayacak mı? Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı diğer paha biçilmez tarihi eserlerimizin durumu nedir? Şeklinde ciddi bir araştırma yapılmamaktadır veya yapıldı da haberimiz yok. İnşallah yapılmıştır.

Allah korusun deprem için ciddi önlemler alınmazsa Ayasofya tartışmasının ne önemi kalacak?

*********

Göz olanı görürken akıl olacağı görmeli ( varsa) tsunami tehlikesinden söz ediliyor. Kanal İstanbul yapılırsa büyük bir bölümünün depreme dayanamayacağı belirtiliyor,depremin en az 7.3 olacağı öngörülüyor. Gel de tasalanma dostlar. Bence şuan Türkiye’nin en önemli gündem maddesi salgın belasından sonra muhtemel İstanbul Depremi olmalıdır.

 

HAFTANIN SÖZÜ

‘‘ Herşeyin başı sağlıkmış, gerisi hep boşmuş’’

                                                   Deniz Baykal 

 

Yazarımızın diğer yazıları yorumların altındadır.

 

 
Etiketler: İSTANBUL, DEPREMİ, VE, KANALIMIZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı