Yazı Detayı
12 Ağustos 2020 - Çarşamba 16:50
 
BASINDAN SESLER
BEDRİ UÇAR
bedri.ucar@hotmail.com
 
 

Bugünkü yazımızda ve devamında basın yayın organlarında yer alan bizce bazı önemli haberlerin, itirafların kısa kısa yorumlarını yapacağız. Bu arada siz değerli okurlarında duygularına tercüman olmaya çalışacağız. Bize gösterdiğiniz ilgiye de attığınız değerli maillere de çok teşekkür ediyoruz. Bu salgın döneminde öncelikle nasıl ki sağlık çalışanlarını tüm millet olarak alkışladık, onların değerini, fedakarlıklarını geç de olsa anladık. Tabii alkışlar güzel bir manevi destek ancak karın doyurmuyor. Sağlık çalışanlarının  bekleyen sorunlarının en kısa zamanda giderilmesini isteriz. Bu arada salgın nedeniyle alkışlanması gereken önemli bir kesim de basın yayın organlarıdır. Sağlık Bakanlığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın ve Bilim insanlarının görüş ve düşüncelerini bizlere anında bildirerek bu sürece çok büyük bir katkı sağlamışlardır. Onlara da minnet ve şükranlarımızı sunmamız gerekir. Şimdi gelelim asıl konularımıza:

HUKUK CİNAYETLERİ

YURT Gazetesi’nin haberine göre eski AK Parti milletvekili Mehmet Ocaktan ‘‘ Fikrini ifade edenlerin sesleri kısılırken, vicdanları yaralayan hukuk cinayetleri işlenirken sadece seyrediyoruz, belki de elimizden başka bir şey gelmiyor…..’’ değerlendirmesinde bulundu.

Eh doğru söze ne denilir?

KİRLİ HAVA

Cumhuriyet’ten Mustafa Balbay yazısında  Kirli hava insan seçmez herkesi zehirler diyerek ülkemizdeki her olumsuz havanın o havayı yaratanlar dahil herkesi zehirleyeceğini söylüyor. Yani o havayı yaratanlara da kaçış yok, onlar da nasibini alacaklar.

Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.

SİYASET

Emre Kongar  yazısında tarif etmiş ‘‘ Siyaset, bir ülkeye en üst düzeyde hizmet etme sanatıdır’’

 Bazılarına göre de başka bir tarifi var. O da ‘‘ Siyaset halkı çaktırmadan soyarak kısa yoldan zenginleşme sanatıdır’’

   Şimdi siz karar veriniz siyaset sanatının içinde olanlar hangi tariflere uyuyor?

DAVUTOĞLU’ndan Gerekçe

Halk Tv’de Özlem Gürses’in sorularını yanıtlayan Ahmet Davutoğlu’na

AK Parti’den ayrılmasının gerekçeleri soruldu. Davutoğlu bu soruyu şöyle yanıtladı; ‘‘ AK Parti’den ayrılmamın sebebleri öncelikle Özgürlükler konusunda  ülkenin nefes almadığını hissettim. Adalet bağlamında sıkıntılar var. Yoksulluk arttı. Uluslar arası itibar zayıfladı. İşte bunlar ve daha birçok konular benim için yeni bir şeyler yapmayı zaruret haline getirdi. Asla kişisel bir hırs peşinde değilim’’

*********

 Bir okuyucumuz da bize Davutoğlu ve Babacan’ın dürüst olduğunu söylememizin sebebini soruyor, Nereden biliyorsunuz? Diye de çıkışıyor. Hemen söyleyeyim bizce her iki siyasetçinin de geçmişlerinden, dürüstlüklerinden bir endişeleri olsaydı bu denli cesaret içinde eski yol arkadaşlarına karşı çıkamazlardı.

 

İNKİŞAF

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İşleyen ‘‘ Keşke açlık da bulaşıcı olsaydı da milyonluk araca binenler asgari ücretlinin halinden anlasaydı’’ diyor.

*******

Hayretle okuduk. Bunu kendinize söyleyin sayın başkan. Aynaya bakın lütfen. Orada daha nicelerini görürsünüz ihtişam ve lüks içinde yaşayanların. Ama yinede büyük bir inkişaf var. Tebrik ederiz helal olsun.

CUMHURBAŞKANI

AK Parti eski milletvekili Cuma İçten ‘‘ Sayın Cumhurbaşkanımız okuduğu bir şiir ile hapis yatan bir liderden, Başkalarının yazdıkları ile hapse atılmalarını talep eden bir lidere dönüşmüştür. Ve de yüce Cumhurbaşkanlığı makamı seçim kampanyası yürüterek bu makamın değerinin düşmesine yol açmıştır’’ diyor.

*******

 Yorumsuz!

FETÖ

Yol Tv’nin haber saatinde gazeteci Barış Terkoğlu ‘‘ Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş FETÖ projelerinin tam olarak göbeğinde, diyalog projesinin teorisyenidir’’ diyerek sözlerine şöyle devam etti; Diyanet İşleri Başkanı 15 Temmuz’un kritik ismi Adil Öksüz ile yakın ilişkisi ve 15 Temmuz’dan sonra kapatılan FETÖ Vakfı’nın başkanı olması aynı vakfın onursal başkanı da Fettullah Gülen olmasını acaba nasıl izah eder diye sözlerine devam etti……

********

Ne diyelim oluyor böyle vakalar! Bankalarının önünden geçen ihanetten habersiz vatandaş içerde FETÖ Vakfı’nın başkanı zafer edası ile Ayasofya’nın minberinde kılıçla ATATÜRK’e lanet okuyor. Vah……..vah…. vah ki ne vah.

CEMAL ENGİNYURT( ORDU MİLLETVEKİLİ)

Büyük Suçu sadece Tarım Bakanını eleştirip fındık üreticisinin hakkını korumak olan Cemal Enginyurt ‘‘ İYİ PARTİ’ye zamanında hakaretler ettim. Onların kazandıkları genel kurulu iptal ettirdim. Oraya gidersem şerefsizlik ederim’’ diyor. Erdemli bir davranış, güzel de sabah akşam el öptüren bazen de o mübarek eli ana muhalefet partisi Genel Başkanına uzatmayan ( ki  Kılıçdaroğlu’nu seçen milyonlara elini uzanmamış oluyor) Devlet Bahçeli zamanında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağza alınmayacak hakaretler etmedi mi? ‘‘ Şu, şu, şu sebeblerden dolayı bundan Cumhurbaşkanı olmaz’’ dedi. Ve daha başka hakaretler etmedi mi? Haşa! Şimdi Devlet Bahçeli şerefsiz mi oldu?  Yok canım rahmetli Demirel ne demişti; ‘‘ Dün dündür, bugün bugündür.’’ Cemal Bey sen de gitsen ne olur? Affetmek, özür dilemek erdemdir. Bağımsız milletvekili pek ses getirmiyorda ondan diyorum. C. Enginyurt olayı konusunda bizim de yorumumuz budur.

*****

DEVE KUŞU

Hiç dikkat ettiniz mi? Birileri finansal konularda olumsuzlukları ifade ederken yeni paradan, olumlulukları ifade ederken de eski paradan söz ediyorlar.

 Benimde aklıma bir söz geldi ‘‘ Deve Kuşu yük taşımaya gelince taşıyamam ben kuşum dermiş, uçmaya gelince işine gelmez ise ben deveyim uçamam dermiş.’’ Bunların ki de bu hesap.

 

 

HAFTANIN SÖZÜ

‘‘ Günümüz insanı her şeyin fiyatını biliyor ama hiçbir şeyin değerini bilemiyor’’ Oscar Wilde

 

Yazarımızın önceki yazıları yorumların altındadır.

                                                    

 
Etiketler: BASINDAN, SESLER,
Yorumlar
Haber Yazılımı